Skip to main content

Mekânlar, sadece içinde bulunduğumuz fiziksel alanlar değil; ruh halimizle konuşan, varoluşumuzu etkileyen sessiz eşlikçilerdir.

Peki ev dediğimiz yer… Dünyanın kaosundan ve “öteki”nin bakışından (Sartre) korunduğumuz, daha otantik bir benliğe yaklaşabildiğimiz bir yuva mıdır?


“Ait hissetmek” tam olarak neye dayanır? Güvenli bir varoluş alanı yaratma çabamıza mı?

Bir mekana bağlı hissetmemizin altında yatan şey, çoğu zaman orada yaşanmış anılardır (Kierkegaard’ın “Tekrar”ı gibi). Fakat kimi zaman bu anılar bizi geçmişe sabitleyebilir. Eski bir evin önünden geçerken içimize çöken hafif burukluk… Belki de “artık o kişi olmadığımızın” sessiz hatırlatıcısıdır.

Bir de “öteki” ile paylaşılan mekânlar vardır: evin aileyle, iş yerinin meslektaşlarla kurduğu ortak alanlar. Bu karşılaşmalar bize her gün Sartre’ın “Cehennem başkalarıdır” sözünü mü anımsatır? Yoksa bu temas tam da daha otantik bir varoluşun zemini midir?

rehberliğinde gerçekleşecek bu atölyede, mekânın iç dünyamızdaki yankısını, ilişkilerimize yansıyan izlerini ve özgürlük arayışımızla kurduğu bağı birlikte keşfedeceğiz.

 

🗓19 Aralık Cuma

🕗 20:00 – 21:30

📍 Studio Varoluşçu Akademi

 

Sınırlı kontenjan için bizimle iletişime geçin🔻

📩 info@studiova.com.tr
 📞 +90 537 335 94 70

Leave a Reply